Alpler Ülkesi’nde Çanakkale Tsunamisi

Çarşamba, Mart 25th, 2009 @ 12:30AM

Osman Arslan ve Suat Turgut, Çanakkale Zaferi’nin 94. Yıldönümünde İsviçre’de 9 Ayrı Konferansta konuştu.

25.03.2009

 

 

YERLEŞKE 2023 ALPLERE ÇANAKKALE ZAFERİ’Nİ TAŞIDI

Osman Arslan ve Suat Turgut,İsviçre’de bulunan Türk Okul Aile Birlikleri ve iki camii’nin organize ettiği konferanslarla İsviçre’nin önemli kent ve beldelerinde Türk Toplumuna hitap etti. Türk toplumunun her kesiminin bir arada olduğu toplantılar Türk elçilik temsilcilerinin de katılımı ile gerçekleşti. 4 binin üzerinde katılımcının izlediği toplantılar duygulu anlara sahne oldu. Çanakkale’nin ruhunu bugüne taşıyan etkinlikler Türk toplumunun silkinişi olarak yorumlandı. 

Krauzlingen Konferansı yakın civarda bulunan Türklerin katılımı ile gerçekleşti. Ailelerin yaparak getirdi pasta, börek, tatlı ve içeceklerin ikram edildiği dev bir aile bünyesi havası veren toplantı yaklaşık 5 saat sürdü. İsviçre’de yaşayan Türklerin bu etkinliğe ne kadar ihtiyaç duyduğu belliydi.

Katılımları için belgeler verilirken duygulu anlar yaşandı. Suat Turgut’a Konsolos yardımcısı, Osman Arslan’a İsviçre Türk Toplumu Başkanı tarafından verildi…

Turgut konuşmasında şöyle seslendi: “Hayali ve hedefi olmayanlar başkalarının hayal ve hedeflerinin figüranı olurlar. İnsanımız çektiği acılarla, öğretilmiş korkuların kurbanı olmuştur. Kafeste dayak yiyen beş meymunun hikayesini yaşatmışlar bize. Maymunları korkularından arındırmak için Çanakkale bir uyarıcıdır.”

Arslan da Çanakkale savaşını hikaye eden konuşmasından sonra şu mesajları verdi: “Çanakkale, artık her bir Türk vatandaşının bulunduğu yerdir. Çanakkale artık bir sınır ve cephe değil, bir ruh ve değerdir. Bu ruhu ve değeri burada da yaşatmak o yiğit dedelere layık olmaktır. çanakkale bize Kurtuluş Savaşımızı ve onun lider kadrosunu kazandırdı. Eğer bugün de karşı karşıya kaldığımız meseleler karşısında ayağa kalkan ve insiyatif alan insanlar varsa yeni kurtuluşların liderleri çıkacak demektir.”

Ardından Amriswille, Weinfelden Konferansları, St. Gallen, Zurih, Cenevre ve Bern Konferansları oldu. Bu konferanslarda da yaşanan duygulu anlar, coşkulu sahneler oldu. Her toplantı bir aile ortamı içinde geçiyordu. Üçyüz kişi olması ile bin kişi olması değişmiyordu. Yine ikramlar, evde hazırlanan hediyelerle buluşmalar… Tam bir Anadolu paylaşımcılığı sergileniyordu. Arslan ve Turgut özellikle gençlere ulaşmayı hedefleyen çalışmalarda bulundular. Örneğin Zurih ve Bern Türk Ocağı’nın çalışmaları idi. İlk konferansta bir camii ağırlığı varken, son toplantıda Atatürkçü Düşünce Derneği üyeleri eksende bulunuyordu.

Turgut bu toplantılarda önemli mesajlar verdi. özetle şu değerlendirmeleri yaptı:

“Ben hippi gibi yaşayan bir insandım. dağlarda yatar, sırt çantamı alır dağ dağ gezerdim. Rock müzik dinleyen, çılgın ve hiçbir şeye aldırmadan yaşayan birisiydim. 2005 yılında Osman kardeşimle birlikte Gelibolu’da bir iş üstlendik. Oraya gittiğimde 14 yaşında çocukların niçin öldüğünü düşündüm. Bir bedel ödeyen o insanlar bu ülkenin ve benim var olma sebebimdir, dedim. Bu gerçekle yüzleştim. Suat dedim, sen ne bedel ödedin? Sen ne yapıyorsun? İşte o gün hayatım değişti.

Gelin o yiğitlerin açtığı yoldan yürüyelim. Maskeli şeytanların çağdaş Lawrenslerin yeniden bizleri tuzaklarına düşürmelerine izin vermeyelim. 2023 hedefine kilitlenelim. 2023’te  dünyanın en büyük devletlerinden birisi olalım. İnsan yeryüzünde zaten bir varmış bir yokmuş gibi yaşıyor. Gelin aldatıcıların içimizdeki sesini boğalım. İnanalım, Allah nurunu tamamlayacaktır.”

Arslan da çanakkale Zaferine götüren netameli yolları aşamaları ile duygulu şekilde anlattıktan sonra şunları söyledi:

“1863 yılında petrol işleme tekniğini bulan ingiltere Osmanlı’yı adım adım kuşattı. Hindistan’a Arabistan’a girdi. Filistin’e, Mısır’a, Cezayir ve Fas’a girdi. Balkanları karıştırdı ve kopardı. Nihayet hedefine, petrol yataklarına ulaştı. Çanakale’de başarılı olsa idi daha kolay bir yoldan ulaşacak ve Anadolu’da, Kızılderililer gibi tamamen imha edip numunelik bir grup Türk bırakacaktı. Bugün de Bor ve Uranyum Petrol sonrası devrin ana enerji kaynağıdır. Ve bu rezervin yüzde 70lik kısmı Anadoludadır. Bu rezerv tüm insanlığın 500 yıllık ihtiyacını görür. Bu kaynaklara sahip olan dünyanın beşyüz yılına egemen olur. ABD ni,n hareketine bakın. Kosova, Bulgaristan, Gürcistan, Azerbaycan, Pakistan, Afganistan, Irak… İsrail zaten yanında Suriye ve İran hedefte. Yunanistan da onunla… Buraları birleştirin. Ne görüyorsunuz? Türkiye kuşatılmıyor mu? Hedef yeniden Türkiye’dir. yeni bir Çanakkale Savaşı geliyor! Er veya geç bu olacak! Fakat biz istiyoruz ki 2023 yılı hedefine kilitlenip, tek yumruk olup Türkiye’yi öyle güçlü yapalım ki, kimse bize karşı savaş açamasın! Ancak anlaşma yapabilsin. Çanakkale bir daha yaşanmasın.

Bugün kriz yaşanıyor. BDDK başkanımız diyor ki 60 milyar dolar isviçre hesaplarında para var. Bunun onda biri bileTürkiye’ye cansuyu olur. Bir ülkenin yok olması pahasına bu ülkenin servetini İsviçre hesaplarında tutanlar, Çanakkale Şehitlerinin torunlarının soracağı hesaptan nereye kaçacaklar! Bu servetin bir hakkı vardır. Bu milleti varlık içinde mağdur etme hakkınız yoktur.”

ARSLAN’IN SEÇİMLERE DAİR AÇIKLAMALARI

Özellikle soru cevapların yoğun olduğu St. Gallen’deki konferansa Arslan’a seçimlere dair beklentileri soruldu. Arslan’ın değerlendirmesi şöyle oldu:

“Bu seçimler, Ergenekon davasının gölgesinde yerel seçimler olmaktan öte genel bir seçim hesaplaşmasına dönüşmüştür. seçimlerden önce, yani önümüzdeki hafta bir dizi gelişme bekliyorum. Özellikle doğulu seçmenin oyuna yönelecek gelişmeler. İlkin Kürdistan konusunda bir gelişme yaşanacak, Doğu’daki iddia için böyle olmalı, diye tahmin ediyorum.(Dinleyicilerden Arslan’ın Kürdistan tabirine itiraz edenler oldu. Arslan da itiraz edeni tebrik ederek, itirazı onayladı, fakat bu önüğmüzdeki günlerin konusudur, diye vurguladı.)  Sonra, başörtüsü konusunda her seçimde bir rüzgar Tayyip Bey’e eser. Bu seçimde henüz olmadı. Bunu bekliyorum. Sonra, Ergenekon davasında ciddi bir gelişme bekliyorum. Dudakları ısırtacak bir gelişme olacaktır bu. Ve nihayet Diyarbakır’da büyük eylemlere imza atmış ve DTP ile ilişkilendirilebilecek teröristlerin yakalanacağını sanıyorum. Bunun yanında özellikle CHP’ye yönelik yıpratıcı gelişmeler yaşanacaktır diye tahmin ediyorum. Bu da MHP’nin alternatif olarak öne çıkmasını sağlamak içindir. Bu seçimler MHP’ye yeni bir vizyon yükleyebilir, diye tahmin ediyorum. Hangi ili kim alır sorusunun cevabı, toto oynamak gibidir. Buna giremeyiz. Fakat sanıldığı gibi, medyanın verdiği puanları en az beş puan farklı olarak iktidar lehinde görebiliriz. Bununla birlikte iktidar partisinin son seçimlere göre oy kaybedeceğini sanıyorum.”

İlginç şekilde, kayıtlara alınan bu gelişmelere dair yorumlar, içerisinde bulunduğumuz haftada bir bir yaşanmış bulunuyor: YSK Başörtülü sandık görevlisini yasakladı, Cumhurbaşkanı ‘Kürdistan’ dedi, Kayseri Jandarma Alay Komutanı Ergenekon’dan tutuklandı, Diyarbakır’da bombacı Nevruz etkinliği esnasında yakalandı, CHP’li Başkanların yolsuzlukları medyaya taşındı, MHP’de önemli yükseliş vardı, sürdüğü görüldü.     

Toplantılar büyük bir heyecan ve coşku içerisinde geçti ve sonuçlandı.

Posted by
Categories: Haberler

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumlayan siz olun!
Yorum Yap