Zengezur Koridoru – Makale

Salı, Temmuz 24th, 2012 @ 8:06PM

ZENGEZUR KORİDORU

Osman ARSLAN

Belki de Birinci Dünya savaşı yıllarından bu yana Müslüman kanının en çok aktığı Ramazan ayını idrak ediyoruz bu sene. Fransa’dan başlayarak, Kuzey Afrika’da, Orta ve Güney Afrika’da, Ortadoğu’da, Uzak Asya’da Müslümanların kanının en çok aktığı acı bir Ramazan geçiyor. Nerede Müslüman varsa orada kan var. Şimdi, vahşetin büyüğü Arakan’daki katliamlar. Bir zamanlar İkinci Abdulhamit’in asker gönderdiği Arakan için şimdi katliamın kaçıncı haftasındayız; bir ciddi kınama bile yok. Katıklarımızı acılaştıran, lokmalarımızı buruk, boğazlarımızı düğümlü hale getiren bir Ramazan.

Bu kanlar boşa akmıyor. Birinci Dünya savaşı Dünya’yı nasıl şekillendirdiyse, bugün akan kanlar da Dünya’yı yeniden şekillendiriliyor. Bu şekillenişinin final sahnesi coğrafyamızda oynanıyor. Bu final de Suriye ve İran üzerinde şekillenecek.
Bizim, Müslümanlarla savaşma konusunda karşıt görüşümüz nettir. Hele ki Suriye ise konu savaşmayı saçmalık olarak gördüğümüzü belirttik. İzlememiz gereken yolun; Rusya’nın Esed rejiminin arkasından gelecek iktidara razı etmek olduğunu; ondan sonra savaşsız da bu meselenin çözüleceğini hep belirtmiştik.

Önerimizin isabetini gösteren; Sayın Başbakan’ın Rusya ziyareti ve orada Esed sonrası Başbakan önerisi; Rusya’nın bu fikre sıcak bakması ve ziyaretin ardından Putin’in Esed’e çekilme çağrısı Suriye’de değişime giden büyük kaosunun miladı olmuştur. Dengeler muhalifler lehine değişmiştir. Rusya-Türkiye görüşmesinde iki lider masadayken Suriye’de bomba patlaması da ABD’nin ‘bensiz olmaz’ mesajı olarak alınmalıdır. İşte şimdi Suriye’de iktidarın sonundan bahsedilebilir.

Fakat önemli olan şudur: Suriye’de değişim sonrası iktidarda; bölünmüş Suriye’nin Kuzeyindeki Kürt devleti girişimi engellenebilecek midir? Kendi sığınma kampımızda bile bayrağımızı indiren, sınırımıza PKK bayrakları çeken tahrik edici gelişmeler neyin habercisidir? Yaklaşık bir yıldır süren Türkmen sürgün ve katliamı kuzey Suriye’de de bir Kürt devleti oluşturma hayaline hayat verme çabası değil midir? Barzani’nin Suriyeli Kürtlere sahip çıkmasını sağlayan Türkiye, bu gelişmeleri eliyle yaparken neye hizmet ediyor?

Irak ve Suriye Kürdistanı ile Türkiye ile Arap dünyası arasına bir koridor çekiliyor. Buna bir de İran Kürdistanı eklenirse Ermenistan’a komşu, denize açılmış bir Kürdistan Türkiye Sınırını çevrelemiş olacak.

Bu bize bir başka hayali hatırlattı. Rusya bir zamanlar, bugünkü gibi büyük Müslüman göç ve katliamlarının olduğu Birinci Dünya Savaşı yıllarında bir ideal peşindeydi. Büyük Ermenistan projesi ile Rusya, Kafkasya’dan sıcak denizlere doğru Türkiye’nin doğu ve güneydoğusundan uzanan bir Ermenistan projesi güdüyordu. Bunu kısmen başardı. Ermenistan’ın kurulması ile Zengezur Koridoru da oluşturuldu. Türkiye ile Türk Dünyası arasına bu koridor bir utanç duvarı gibi gerildi.  Tam anlamıyla başarabilseydi Rusya, sıcak denizlere açılmış olacaktı. Böylece Türkiye’yi de kısıtlamış, bloke etmiş olacaktı Rusya.

Rusya Ermenilerle bunu başaramadı ama Irak’ta başlayan oluşumla, Kürtler eliyle ABD-İsrail bunu başarmaya çok yakın. Kürt Zengezur koridoru Rusya’yı memnun edecek, ABD ve İsrail’in ise asıl hedefi olan; Türkiye’yi kuşatma, Müslümanları bölme ve bölge kaynaklarını sömürme amaçlı bir tuzak projedir.

Türkiye ve İslam Dünyası için tarihin nasıl ilerleyeceği bu koridorun kurulmasına veya kurulmamasına bağlıdır. Şimdi, Türkiye ne yapacaksa yapmalıdır. Başka yollar tükenirse, adım adım gelen Kürt Zengezur Koridorunun karşısına silahla da olsa çıkmalıdır. Savaşmaya değer bir tek şey varsa o da bu koridorun Suriye halkasının kurulmamasıdır!
Bu oluşumu engelleyemeyen Türkiye’nin parlak bir geleceği yoktur. Çünkü koridorun sardığı geniş sınırlarından içeriye sürekli kara para, kaçak ham ve mamül maddeler, uyuşturucu, silah ve terör pompalanan bir Türkiye’nin başı rahat yüzü göremeyecektir.
Türkiye yüzü batıya dönük bir ülkedir. Doğu’yu, arkasını sağlama almadan bir yere gidemez. Kurtuluş savaşını da Doğu’yu sağlama aldıktan sonra başlatmıştık. Bugün siyasal ve ekonomik kurtuluş savaşımız da Doğu’yu sağlama aldıktan sonra başarılabilecektir.20.07.2012

Posted by
Categories: Makaleler

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumlayan siz olun!
Yorum Yap