Ve Ölüm Tanıdık Seni

Pazar, Kasım 10th, 2013 @ 5:29PM

VE ÖLÜM TANIDIK SENİ

Osman ARSLAN

 

 

 

Ekim yirmiüç İkibinonbir

Saat onüçkırkbir

Erciş’te, Van’da

Binlerce hanede

Bir daha yırtılmadı takvimler

Ve çalmadı saatler.

 

Karton gemiler gibi

Bıraktı kendini toprağa

Betonarmeler. 

Yutmuştu sahibini binalar,

Yavrusunu yitirmiş anaların ağıdı,

Hançerliyordu göğü.

 

Yığılmıştı başımıza, yığdıklarımız!

Tek başına ayakta durulacak değildi.

 

Bir bina

Yaslamış başını komşusunun omzuna

İçini döküyordu:

Bunu yerden ummazdı.

 

İnsanlar,

Altında kalmıştı yıkılan insanlığın.

Sıcak bedenleri sarmış betonlar

Direksiz kalmıştı kurtulan evler

Yuvasız kuşlar gibi dönüyordu çocuklar

Şanslıydı yıldızları sayan ıslak bir yorganın altında.

Soğuktu

Işıksız ve penceresizdi

Şehrin gözleri çıkmıştı sanki.

 

Neymiş zemin etüdü,

Fay hattı, Sismoloji,

Komşuluk, dostluk

Yokluk, yoksulluk,

Hayat pahasına okuduk

 

Sarstı hayat

Ve öğrendik

Bir hayırlı Ölüm dilemenin

Kıymetini.

 

Tarihin en talihsiz anıydı

Can pazarında hep verdik hiç almadık

Silahlarla koruduğumuz topraktan

Koruyamadık kendimizi.

Anladık.

Artık insanlığın malzemesinden çalmayacağız!

Ellerimizle satın alamayacağız

Bir daha

Acıyı, ölümü ve çileyi !

 

İnsanlar yaptı yer kaldırmadı

Çöktü.

Lakin insanlar çöküyor şimdi

Kaldıramıyor yerin yaptıklarını…

 

Çürükmüş ülkenin altı!

Hayır,

Çürüyen insanın tabiatı!

Ve çöken

Yolları, parkları, odaları,

Okulu, camisi, sineması

Çöken insanın hatıratı.

 

Her enkaz bir ümitsizlik tepesi,

Kiminin perisi

Kiminin prensesi

En kıymetli şeylerin en zor yerde durması gibi

Tonlarca yük altında o canların nefesi.

Turunculu adamları tanıdık,

Sarı makineleri

Elleri ve tırnakları tanıdık

Tanıdık çığlıkları

Ve ölüm tanıdık seni.

Anladık;

Yaşamak tepelemek dünyayı

Ölüm tekmelemektir!

Posted by
Categories: Şiirler

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumlayan siz olun!
Yorum Yap