Türkiye’ye Nato Füze Kalkanı Kurulmamalıdır!

Çarşamba, Kasım 13th, 2013 @ 7:04PM

TÜRKİYE’YE NATO FÜZE KALKANI KURULAMAZ!

ABD’nin füze kalkanı, önce Polonya-Çek Cumhuriyeti üzerinde kurulacaktı. Gerekçe Avrupa’nın güvenliği idi. Rusya’nın savaş rüzgarları estiren, Putin’in işgal sinyalleri vermesini gerektirecek kadar tepki göstermesine neden olan Füze kalkanı şimdi Türkiye üzerine kuruluyor. Polonya olmayınca Bulgaristan ve Türkiye ile de sıkı görüşmelere başlandığı bilinmekteydi. Haberlere göre Türkiye ile anlaşmaya varılmış. Türkiye NATO Füze Kalkanı’na izin vermekle doğru mu yapıyor? Ya da Rusya yersiz bir tepki mi vermişti o zaman?

Söz konusu füze kalkanı 5 bin kmlik bir dairesel alanı koruyabiliyor ve tenis topu büyüklüğünde bir cismin koordinatlarını verebiliyor. SM-3 füze Savunma sistemi deniyor buna. X-Band radar izleme kapasitesine sahip. 19-20 Kasım’da yapılacak olan Lizbon Zirvesinde NATO kisvesine bürünen bu ABD projesi karara bağlanacak. Buna göre Avrupa İran ve Kuzey Kore’nin balistik füze saldırısından bu sayede korunacak. Türkiye’nin batısı hariç tüm bölgelerine kurulacak olan savunma sistemi ‘kalkanı’ altına aslında İsrail’i almış oluyor. Ve kontrol edebileceği silahlı hareketlenmeler tüm ortadoğu’yu; Pakistan ve İran dahil kuşatıyor. Şu anda projenin önünde tek engel, Dış İşleri Bakanı Ahmet Davutoğlu olarak görünüyor.

Bize göre bu, Türkiye’nin genelde Batı’dan, özelde ABD’den bağımsız gelişen son dönemdeki eko-politik yayılmasını ve etkinliğini artırma çabasını, bir ‘eksen kayması’ şeklinde tanımlayan iç ve dış çevrelerin işbirliği ile; yeni tehdit algısı yükleyerek Türkiye’yi eski ‘kontrol düzeyi’ne yeniden çekme amacına hizmet eden NATO görüntülü bir ABD emperyalist projesidir.

Türkiye, İran ve Brezilya ile işbirliği yapmakta, İran’ın nükleer programına karşı BM yaptırımlarına Türkiye’nin karşı durması, İsrail’e Mavi Marmara Vak’asından sonra gösterilen tepki ve askeri tatbikatlardan dışlanması, üstelik Çin’le ortak askeri tatbikat yapılması… Türkiye çok oluyor izlenimini veriyor. Füze Kalkanı Kurma konusunda Türkiye’nin zorlanmasının anlamı bizce şudur: Bir amaç İsrail’i korumaktır, evet. Fakat İsrail, bir yerden (örneğin Kıbrıs’tan) bir şekilde koruıma altına alınabilir. Bu projenin dayatılmasının amacı Türkiye’nin yöneldiği etkinlik çabasında ne kadar iddialı olduğunu, ABD ile karşı karşıya gelmeyi göze alma kararlılığını test etmek, asıl amaçtır.

Bu test sonucu ne olacaktır? Türkiye füze kalkanını kurdurursa ‘gönüllü köleliği’ kabul etmiş, iddialarından feragat etmiş, kendini teslim etmiş olacaktır. Kansız bir yeni Sevr’den bahsediyoruz. Türkiye bunu reddederse kıyasıya bir mücadelenin içinde bulacaktır kendisini. Ve bu, ABD’nin Türkiye’yi tüm kozları kullanarak terbiye etmek istemesine kadar gidecektir. Bu, ihtimal dahilinde savaşın da olduğu seçenektir.

Gerçekten, Kosova’ya, Bulgaristan’a, Gürcistan’a, Kıbrıs’a, Irak’a, Afganistan’a, Pakistan’a, doğal olarak İsrail’e yerleşmiş bulunan ve İran’ı hedefine almış olan ABD’nin, bu noktaları harita üzerinde işaretlediğinizde Türkiye’yi çeviren bir politika içinde olduğunu açıkça göreceksiniz. Aynı, İngiltere’nin Osmanlı çeperini çevreleyerek zamanla çemberi daraltıp Çanakkale Savaşı şartlarını getirmesi gibi bir tarihsel tekerrürle karşı karşıyayız. Füze kalkanı kurma teklifi işte bu ayrımda tarihin hangi yoldan ilerleyeceğini belirleyecek. Yani ABD soruyor: Kanlı mı, kansız mı?

Türkiye’nin cevabından tereddüdü olan var mı?

Biz, bu ABD oyununa karşı Türkiye’nin hayır diyeceğine inanıyoruz. Ve tarih önünde sınavını vermeyi seçecektir. ABD’ye tezkerenin verilmediği günden bu yana Türkiye bu yola girmiştir bizce. 

Posted by
Categories: Makaleler

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumlayan siz olun!
Yorum Yap