TARİHİ KIYAMETE ZORLAYAN KARAR

Çarşamba, Ocak 21st, 2015 @ 8:04PM

TARİHİ KIYAMETE ZORLAYAN KARAR

Osman ARSLAN

Geçtiğimiz günlerde ABD tarafından kurulan SpaceCast 2020 grubu için çıkarılan bir kanun maddesi haberi satır aralarında dikkatimizi çekti: “Çevreyi değiştirme teknikleri ile bir başka ülkeyi yok etmek veya zarara uğratmak yasaktır.”

Bu cümle eskilerin tabiri ile ‘mefhum-u muhalifinden’ ‘çevreyi değiştirme yöntemiyle yok etme kabiliyetine sahip olduğunu’ resmen kabul etmektir. Bu uzaydan yapılacak bir müdahale olduğuna göre uzaydan çevre nasıl yok edilebilir?

SPACECAST 2020

Space(uzay)cast(dökmek, atmak), uzaya dökme anlamına gelir. Bu grup 2020 yılına kadar Dünya’ya uzaydan müdahale edebilecekleri bir teknolojik kuşatmayı tamamlayacak. Bu teknoloji HAARP teknolojisidir. Bugüne kadar ABD’nin ‘bu yönünü’ inkar ettiği bu teknoloji zımnen ama resmen kabul edilmiştir.

HAARP ne yapar?

ARZ BÜYÜK BİR ZELZELE İLE SARSILDIĞINDA

İstediği yeryüzü noktasında yer altınayüksek enerji birikimi göndererek depremler yapar. 1999 Gölcük depremi için o tarihte, deprem anındaki ışık olaylarından, depremin oluş biçimi ve şiddetinin olması gerekenin çok üstünde gerçekleşmesi yanında yıllar önce yayınlanmış  Mel Gibson’ın Komplo Teorisi filminden hareketle HAARP teknolojisi ile Türkiye’de deprem yapılmış olabileceği tahminimiz geniş tartışmalara yol açmıştı. Van depreminde de ciddi HAARP delilleri bulunmuş, haritaları bile yayınlanmıştı.

EKİNİ VE NESLİ YOK EDERLER

HAARP, güneş ışıklarını alıp belirlenen bir bölgeye güneşten bin kat daha sıcak hale getirecek kadar yükselterek yönlendirebilir. Yani isterse bir bölgeyi içindeki canlılarla birlikte yakar, eritir, yok eder. Ya da yakar kül eder.’ Geçen yaz aylarını hatırlayalım. Moskova son 1000 yıldır görmediği bir sıcaklıkla kavruldu.Temmuz ayında 40 derece ısıyı aştı. Aynı tarihte Berlin 18, Varşova 25, Viyana 20, Paris 20 dereceydi.Sibirya’da sıcaklardan yangınlar çıktı. Rusya hava sıcaklığından yangınla ilk kez tanıştı. Hatta Rus Hava bilimci Nikolay Karayev bunun ABD saldırısı olduğunu açıkladı. ABD Hava Kuvvetleri Komutanı ve Pentagon’un “2025 yılına kadar iklimi müttefikimiz yapmamız şart!” açıklamasını ekledi.

YAĞMURU YAĞDIRAN ŞİMŞEĞİ ÇAKTIRAN

Yine şimşeği ve yağmuru belirli bir planlama ile doğurabilir ve yönlendirebilir, şiddetini ayarlayabilir, ısıyla oynayarak kar yağışına çevirebilir. 1997 yılında Rus Uzay İstasyonu MIR’den yapılan açıklamada HAARP teknolojisinin Colorado deneylerinin doğru olduğu ve şimşeklerin atmosferdeki belli katmanlarda ve düzenli bir şekilde gerçekleştiği, buna bağlı yağışların oluştuğu resmi raporlaaçıklanmıştı.

RÜZGARLA BULUTLARI DAĞITIR

HAARP ile fırtınalar çıkartılabilir. 18 Nisan 2012 tarihinde İstanbul’da yaşanan ani ve şiddetli fırtına bazı bilim adamlarınca bu teknolojinin bir deneyi olarak yorumlanmıştı.

İNSANLARIN İRADESİNİ ELİNE ALIR

Bunların dışında HAARP zihin kontrolü sağlar. Bireysel ve kitlesel zihin kontrolü ile insanları istediği eylemlere sürükler. İki ABD başkanına suikastte Yahudi bilgin Tesla’nın HAARP’e esas olan icadının iş gördüğü söylenir. Sayısız örneklere girmeden yakın tarihimize değinelim: 1980 öncesi anarşik olayların yargılandığı DGM tutanaklarında, uzman raporu olarak sağ ve sol gruplar üzerinde bu teknolojinin kullanıldığı da belirlenmiştir.

KIYAMET SİLAHI

Deprem yapan, fırtına çıkartan, yağış düzenleyen, ısı ayarlayan, zihinleri kontrol eden, psikolojileri yöneterek kitlesel itaat ve isyan oluşturan bu teknoloji artık bugüne kadar olduğu gibi sadece Alaska’dan değil uzaydan Dünyayı kuşatacak. Ve bu gücün kontrolü de ABD’nin elinde olacak.

Dünyanın sonunu düşünebiliyor musunuz? Bu teknolojiye ‘Kıyamet Silahı’ diyenler haklılar.

Fakat bu teknolojinin bir zaafı var: Enerji. İnanılmaz derecede enerji tüketiyor. Adeta dünyaya eş bir enerji ihtiyacı da uzaya yerleştirildiğinde HAARP’e gerekecek. Sanırız petrol bölgelerinde çıkan yeni savaşlar ve ABD’nin yeni petrol kontrol politikasının sebebi şimdi daha iyi anlaşılıyordur. Körfez, Irak, Libya, Afganistan, Kıbrıs gerilimlerinin sonuçları HAARP’e lazım. ABD müttefiki olan Dünyaya daha çok HES ve Termik santral de yapılması lazım. HAARP canavarını doyurmak lazım.

CANAVARI DOYURACAK ENERJİ İÇİN

Daha kestirme söyleyelim: HAARP’i doyurmak için Türkiye coğrafyası ABD’ye lazım. Hem de olmazsa olmaz derecede lazım. Petrol dışı alternatif enerji kaynaklarının yüzde 70’e yakını Anadolu’da olduğu için şart. Türkiye’yi rahat bırakmaz ABD.

Hiçbir şey göründüğü gibi değil artık. Geçmişin dengeleri ile açıklamaya çalıştığımız bölgemizdeki olaylar aslında geleceğin, sadece bölgenin değil insanlık geleceğinin savaşı sürüyor.

DÜNYA HAYATININ ONTOLOJİK ANLAMI KAYBOLACAK

Şimdi uzaya yerleşmiş HAARP’e emir verilecek: şimşek çakacak çöle yağmur yağacak. Buzullarda sıcaklık 50 lere yükseltilip indirilecek. Emir verip bulutlar dağıtılacak rüzgarla. Emir verilip dağlar yerinden oynatılacak depremle. Ve basit, müzik gibi, yahut görüntü gibi bir iletişim vasıtası üzerinden insanların zihinleri kontrol edilecek, ve büyülü bir şekilde efendiye tabi köleler halinde robot hayatına geçilecek Dünya’da. İzin verildiği kadar rolün olacak. Dünya hayatının ‘imtihanlık vasfı’ ve haliyle kozmik ‘anlamı’ kaybolacak. İnsan varlığı ontolojik anlamını kaybedecek. ‘Truman Show’ filmi adeta gerçek olacak. İnsan bir ‘tür’ olacak ve üstün sınıf olan efendilerinden oluşan bir yaşam sürecek. Adeta Tanrısallığa soyunan insan haddini aşmış olacak ve kendi türünün tarihini böylece sonlandıracak.

Sanırım herkes son paragrafı okurken ayet ve hadislerde anlatılan kıyamet sahnelerini hatırlamıştır. Deccal’i, emir verince yağmur yağdırmasını, depremleri, eğlence ile insanları kendine bağlamasını, Bir ağaç hariç tüm tabiatın emrinde olacağını, ölüyü diriltebileceğini-ki CERN deneyleri de bu noktayı yakaladı-. Deccal’in neler yapacağına dair dini kaynak metinlerde anlatılanları düşününce bu tablo ilginç gelmiyor mu?

ABD’nin bilimsel-militer çalışmaları insanlığı farklı bir Dünya’ya götürüyor. Belki uzaya çıkacak kolonide yer alanlar ancak Dünyayı kuşatan bu esaret ve tehdit çemberinden kurtulabilecek.

Bu teknoloji Yahudi Nikolai Tesla’nın icadı. Şu anda da HAARP, ABD’de aynı grubun kontrolünde. Tesla’ya bunu düşündürten nedir sizce?

KARANLIKLAR İLMİ

Büyüleyerek insanları kontrol etmek Yahudi kültürünün bir geleneği.Kabala’ya bir de bu gözle bakmakta fayda var: “Şeytan’ın İlmi” veya “Ölüler İlmi” ya da “Karanlıklar İlmi” olarak bilinen Kabala aslında iki kitaptan ibarettir. Biri Zohar(Işık) diğeri ise Sepher Yezirah (Kâinat Kitabı). İlginç benzerlik şu: HAARP’in iki kullanım kanadı var: ışın(Zohar) ve doğa(Sepher)…Sepher Yezirah kitabı kabalizmin büyü mirasını aktarır. Kabalistler Hz. Süleyman için, “O tüm dünyayı büyüyle yönetiyordu” derler. Kur’an ifadesi ile ‘iftira ederler.’ Kendilerinin de ‘Süleyman’ın yolundan gideceğini’ söylerler. Bu nedenle tüm insanlığı büyü ve hipnozla yönetme iddiasındadırlar. Büyü, aslında algı ve zihin kontrol ve yönetim işlemidir. HAARP’in yaptığı da bundan başka bir şey değildir.

TARİHİ KIYAMETE ZORLAMAK

Karşımızda, ‘azgınlığı’ ile ‘tarihi kıyamete zorlayan’ bir cinnet var. Bu ‘akıllı canavar’ kimliği ile insanoğlu kıyameti zorluyor. Bunun karşısında belki de insanlığın tutunabileceği tek damar belki de Türkiye coğrafyası ve geleneğidir. O nedenle güçlü olmak zorundayız.

Elbette içimizdeki problemlerle boğuşacağız. Ama ABD sağ-sol, alevi- sünni, Kürt-Türk çatışmaları gibi şimdi de elimize bir ‘paralel yapı’ derdi tutuşturdu, boğuşup duruyoruz. Biz bununla oyalanırken uzaya çevreyi yönetecek bir teknoloji yerleştirecek.

TARİHİN SONUNDA BÜYÜK SINAV

Biz helikopterimizi, uçağımızı, füzemizi, tankımızı yapalım. Bu, üçüncü dünyada birinci yapacak bizi. Dünyanın birinci liginde oynayan ABD karşısında Rusya, Çin nal toplasa da Uzay savaşları çağı açıldı artık. Biz ise henüz uzayda yokuz, denizde yokuz, deniz altında yokuz.Bir uçak gemisi ile bir ülkeye savaşılabiliyor. Bizim bir uçak gemimiz de yok henüz. Bu, 16 Türk Devletinin, motive eden ve takdirle karşıladığımız askerlerini törene almanın karşılığı; süper güç olmaktır. Yeni Türkiye bu yola girmiştir ve temenni ederiz inkıtasız, fasılasız ve hızlı ‘level’ atlayarak ilerler. Alınacak çok yolumuz var. Zamanımız dar.

SON GÖREVE MAHKUMUZ

Bilmeliyiz ki mücadele edeceğimiz geleceğin silahı HAARP’tir. Ve bilinen varlığı da resmen kabul edilmiştir artık.

Tarih yeni ve belki son sınavına doğru ilerlemektedir. Ve yine bu sınavı vermeye kader mahkumu olmuş halk Türkiye topraklarında yaşayanlar olacaktır. Savaşın odağında yine Ortadoğu olacaktır. Sorumluluğumuz büyük. Aymazlığa tahammül yok.

Adem’in ve Nuh’un öyküsü ‘son perde’ye bizleri çağırıyor! 21.01.2015

Posted by
Categories: Haberler, Makaleler

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumlayan siz olun!
Yorum Yap