İnsan Doğasını Anlamak

Çarşamba, Kasım 13th, 2013 @ 10:08PM

KENDİMİZE BAKALIM

İNSANLARLA SAĞLIKLI BİR İLETİŞİM NASIL KURULUR?

Hayat bir uzun yolculuktur. Bu yolculuk boyunca bir mesafe alırız. Hayat yolunda ne kadar ilerleyeceğimizin ise kendi elimizde olduğunu çoğu kez düşünmeyiz bile. Hayatımızın kahramanı gerçekte biziz! Ve bu kahraman yeterli donanıma sahip değilse heyecan verici bir değişime ve başarıya imza atamayacaktır. Kahramanınızı büyük başarılara hazırlamanız mümkün. Yani kendinizi!

İçinizdeki devi uyandırmaktır bu. Bu, alelade bir insan olmaktan çıkıp varlığıyla çevresinde fark edilen ve fark meydana getirerek de heyecan doğuran bir insan olmaktır. Motivasyon, moral kaynağı ve lider haline gelmenin yoludur bu.

TEMEL MESELE: İNSAN DOĞASINI ANLAMAK

Bunun da ilk şartı insanların doğasını anlamaktır. İnsanlarla iletişim kurarak yaşarız. Sağlıklı bir iletişimin ilk şartı ise insanları tanımak, onların doğasını anlamaktır. İnsan doğasını ve insanları anladığınızda insanların belli durumlarda neden ve nasıl reaksiyon vereceklerini önceden bildiğinizde, işte o zaman becerikli bir idareci ve lider olabilirsiniz. İşte o zaman insanların sizden anlamsız kopuşlarla uzaklaşmasının, ilişkilerinizin istemediğiniz mecralara gitmesinin önüne geçebilirsiniz. 

İnsanı ve insan doğasını anlamak demek, kitabi bir bilgiyi ezberlemek değildir. Hele kendi kafanızdaki ön yargıları, onları ne olarak gördüğünüzü hiç kastetmiyoruz…Objektif olarak, her insanda olan özellikleri, ortak paydalarını, insanların doğasını bilmekten söz ediyoruz. Herkeste ortak olan bir noktayı…

Bu nedir? Mesela, insanların en çok neyle ilgilendiklerini, neye önem verdiklerini tespit edebilirsek onları etkilemenin ilk ipucunu da yakalamış oluruz. Anahtarı bulmuş oluruz. Bu sorunun cevabı umulmadık bir yanıttır: İnsanlar en çok kendileriyle ilgilenirler! İnsanlar en çok kendilerine önem verirler!

BENLİK MESELESİ

Bu gerçek sizde biraz hayal kırıklığı doğurabilir; “yani tüm insanlar bencil mi?” diyebilirsiniz, ama gerçekten siz de dahil insanlar içgüdüsel olarak en çok kendilerini severler. Önce kendilerini düşünürler. Bu insiyaki bir durumdur, iradi değil. Bu bencillik de değildir. Bir realitedir. Böyle olmasa ‘hayatı idame’ kanunu nasıl yürüyebilirdi ki? Bu ‘ben’liktir, ‘bencil’lik değil! Bencil, adil olanı lehine çarptıran insandır. Bizim söylediğimiz ise hayatta bir varlık ve etkinlik mücadelesi yürüten insanın temel güdüsüdür.

Başka bir ifadeyle, aslında iletişimde olduğunuz insanlar, sizinle ilgilendiklerinden kat be kat daha fazla kendileri ile ilgilenirler. Ve tabii ki siz de farklı değilsiniz. En çok emeği de kendinize vermişsinizdir zaten.

Hediye verdiğinizi düşünü, hediyenin ne kadar iyi olduğu değil kendisinin düşünülmüş olması daha çok etkiler insanı. Hediyenin iyiliği daha sonra gelen bir konudur.İnsan doğasının temelinin, kişisel menfaat olduğunu anlamak, kendinizi kötü hissetmenize neden olmasın. Bu olay zamanın başlangıcından beri vardı ve insanlar yeryüzünde kaldıkları sürece, zamanın sonuna kadar devam edecektir.İnsanların esas olarak kendileri ile ilgilendiği gerçeği, size, insanları anlamanızdaki temeli verir.Bu aynı zamanda, diğer insanlarla ilişkilerinizde, size güç ve beceri de kazandırır.İnsanların hayattaki esas ilgilerinin, siz değil de, kendilerinin olduğunu anlamanız, sizin için gerçekten de hayatın anahtarı olacaktır. Artık insanları ekileyecek bir “şifre” ye sahipsiniz.

ŞİFRE KELİME: SEN!

 YA DA SOS YAPMA PRENSİBİ!

İnsanlarla konuşurken, onlar için hayatta konuşulacak en önemli konuyu bulmaya çalışın. Onlar için, hayatta ilgilendikleri en önemli konu nedir?

Kendileri!

Onlarla kendileri hakkında konuştuğunuzda, çok fazla ilgilenecekler ve tam anlamıyla büyüleneceklerdir.Bunu yaptığınız için de, sizin hakkınızda çok iyi düşüneceklerdir. Kendiniz hakkında konuşmanız ise onlar için olabilecek en itici diyalogtur.

Şu dört kelimeyi lügatinizden çıkartın: “Ben, Beni, Bana, Benim”

Bu dört kelime yerine, insan dilinde söylenebilecek en kuvvetli, sihirli,şifre kelimeyi koyun: “Sen”

Örneğin -”Bu senin için”, “Sana tavsiyem”, “Sana şu yarar” “Sana bir şey söyleyeyim mi”, “ Bu senin yararına olur”, “Bu senin ailenin menfaatine”, “Bütün bunlar senin avantajın” deyin nasıl dikkat kesildiklerini göreceksiniz! Eğer kendinizle konuşulmasından vazgeçirmek, dinlenmemek isterseniz “ben, beni, bana, benim” kelimelerini doyasıya kullanın. Kişisel etkiniz ve gücünüzün büyük ölçüde artması için ‘Sen Odaklı Sohbet’(SOS) yapmalısınız. Göreceksiniz, SOS’un mükafatı en az bire ondur. Emeklerinize değecektir!

SENİ KONUŞTURMALIYIM

İnsanların kendilerine olan ilgilerinden yararlanmanın bir başka yöntemi sohbet sırasında onları kendileri hakkında konuşmaya yönlendirmektir, göreceksiniz ki, insanlar kendileri hakkında konuşmayı, başka konular konuşmaya her zaman tercih edeceklerdir.

Eğer insanları kendileri hakkında konuşmaya zorlarsanız, bundan çok hoşlanacaklardır.

Bu aşağıdakiler benzer, kendileri hakkında sorular sorularak gerçekleştirilebilir.

-Ailen nasıl Ali?

-Askerden dönen oğlun nasıl?

-Evli kızın şimdi nerede yaşıyor?

-Şirkette ne zamandır çalışıyorsun?

-_____hakkında ne düşünüyorsunuz ?

-Bu sizin ailenizin resmimi ?

-Seyahatinizden memnun kaldınız mı?

Bir çoğumuz başkaları üzerinde çok etkili değiliz. Çünkü kendimiz hakkında düşünmek ve konuşmakla çok meşgulüz.Hatırlanması gereken şey, sizin kendi sözlerinizden ve konuşmalarınızdan ne kadar hoşlandığınız değil, sizi dinleyenlerin bundan ne kadar hoşlandıklarıdır.Bu yüzden-başkaları ile kendileri hakkında konuşun ve onları kendileri hakkında konuşturun.

Böylece çok ilgi çekici bir konuşmacı olabilirsiniz.

ÖNEM VERMENİN ÖNEMİ

İnsanoğlu önemli özelliğe daha sahiptir: Kendini önemli hissetmek! Önemli olmak ve tanınmak da temel ortak özelliklerinden birisidir insanların. Bu evrensel özellik insanların ilişkilerinin iyi ya da kötü olmasında çok etkilidir. İnsan ilişkilerinde becerikli olabilmek için, onların kendilerini önemli hissetmelerini sağlamaya dikkat edilmelidir.

İnsanlara kendilerini ne kadar önemli hissettirirseniz, size o kadar güveneceklerdir.

İnsanlara değer vermezseniz onlar da sizi önemsemeyecek, hatta aşağılayacaktır.

İnsanlara önem vermelisiniz; çünkü “hiç kimse, hiç kimse değildir.” Herkes ayrı ve ‘bir’ şahsiyettir.

Herkes birileri gibi davranılmak ister – bu,”kendini önemli hissetme” nin temelidir.

Hiç kimse, hiç kimse gibi davranılmak istemez ve aldırılmadıkları ya da konuşulmadıkları zaman, buna aynı şekilde karşılık verirler.

Şu unutulmamalıdır: Sizin için kendiniz ne kadar önemliyseniz, diğer insanlar için de kendileri o kadar önemlidir. Bu özelliğin kullanılması, başarılı bir insan ilişkisi kurmak için gerekli olan temel taşlardan birini teşkil eder.

Peki bunu bir ilişkide nasıl başarabiliriz? Nasıl insanların kendilerini önemli hissetmelerini sağlarız?

İnsanları tanımak ve kendilerini önemli hissetmelerini sağlamak için bazı yöntemler vardır:

1-Onları dinleyin; İnsanları dinlemeyi reddetmek, onlara kendilerini “hiçkimse” gibi hissettirmenin en emin yoludur. Dinlemek ise, kendilerini önemli hissettirmenin en iyi yoludur. Hatta sadece ‘dinlemiş’ olmanız bile onu etkiler ve hakkınızda ‘ne iyi insan’ der. Oysa siz hiçbir şey yapmadınız.

2-Onları alkışlayın ve methedin; sadece hak ettikleri zaman. Ama hak edince de övgüyü esirgemeyin.

3-Onların isimlerini ve resimlerini mümkün olduğu kadar çok kullanın; Onları isimleri ile çağırın, resimlerine bakarak onları hatırlayın ve onları sevin, buğz beslemeyin.

4-Cevap vermeden önce hafif bir duraksayın; Bu, onların söyledikleri hakkında düşündüğünüz ve söylediklerinin düşünmeye değer olduğu kanısını doğurur.

5- Onların kelimelerini kullanın ;”sen, seni, sana ve “senin”, “Ben, beni, bana, benim” değil.

6-Sizi görmek için bekleyen insanları bilgilendirin.

Sizi bekliyorlarsa, beklediklerini bildiğinizi öğrenmelerini sağlayın. Bu gerçekten de, onlara birileri gibi davranmaktır.

7-Gruptaki herkese ilgi gösterin; sadece lidere ya da konuşmacıya değil. Grup, tek kişiden fazladır.

Kendimize bakmaya önümüzdeki sayıda da devam edeceğiz.İnsanları akıllıca nasıl safımıza çeker, fikrimizi onaylatır ve ikna ederiz?

Posted by
Categories: Makaleler

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumlayan siz olun!
Yorum Yap