HAYIR BİTMEDİ

Pazartesi, Temmuz 18th, 2016 @ 4:45PM

HAYIR BİTMEDİ

Osman ARSLAN

15 Temmuz gecesi, doğduğu rahmi hançerleyen caniliğin bir örneğini yaşadık. İnsanlık tarihi saldırının böylesini görmedi. Kahramanlığın da böylesini görmedi. Amacı iç savaş çıkartmak olan bir darbe girişimiydi bu!

Yazılacak çok şey var. Fakat onu bir sonraki yazımıza bırakıyoruz. Şimdi, yıllardan bu yana dile getirdiklerimizi hatırlatmakta fayda görüyoruz:

“Bu gidiş hayra değildir!

Tehlikelidir. Vahimdir. Çılgınlıktır. Felakettir.

Bu nifakı söndürelim. Her ne pahasına olursa olsun bu oyunu bozalım…

Sekiz yıldır aralıklarla yazıyoruz; asker ve polis, karşı çatışan grupların insan ve cephane kaynağı yapılmak isteniyor. Etnik ve ideolojik kamplaşmanın üstüne kurumsal kamplaşma da eklenirse artık içine sürüklendiğimiz iç savaşı ancak bir dış güç durdurabilir.

Bir ABD güçleri eksikti!…

Ya yeni bir kurtuluş savaşına doğru gideceğiz.

Ya da bugün görünen apaçık tuzağa düşmeyeceğiz!

Uyan artık Türkiye, vakit geç oldu!” (3.08.2010 http://www.osmanarslan.org/bu-gidis-hayra-degil/ )

 “Basiretin bittiği yerdeyiz. Aynı Abdulhamit’teki gibi: Bir adamı indirmek bir imparatorluğu yıkmaktan önemli oldu!

Şimdi ne olacak?

Bazı dramatik tarihler, demokrasi cinayetleri, acı milatlar belki yaşayacağız ama Allah’ın izniyle bu millet bu badireden sıyrılacaktır.

Neye mi güveniyoruz?

Sadece Allah’a!

Pakistan’dan,Afganistan’dan, Endonezya’dan, Trablusgarp’dan, Filistin’den, Bosna’dan, Kosova’dan, Prizren’den, Bakü’den, Şiraz’dan, Tebriz’den, Kırım’dan, Trakya’dan, Kıbrıs’tan… kendisine mazlumların ettiği dualara icabet edeceğinden emin olduğumuz Allah’a…

Zira bu millet Allah’ın milletidir.

O’na yüz çevirmiş, O’na boyun eğmiş, O’na kurban olmuştur. O, kendisine yönelenleri esirger.” (11.09.2015 http://www.osmanarslan.org/basiretin-bittigi-yer/ )

“Saray tartışmaları, diktatörlük iddiasının altyapısıdır. Arkasından Büyük Ortadoğu Projesinin son hamlesi gelecektir.

Son hamle, diktatöre kalkışma gerekçesiyle Türkiye’yi istikrarsız hale getirip kaosa sokmaktır. Türkiye kaosa girmeden Suriye sorununu da çözmeyecekler. Sürekli yeni türedi örgütlerle yeni süreçler doğurulup Suriye sorununun uzatılması bundandır.

Türkiye güçlü iken Büyük İsrail’e giden son taşı Suriye’de döşeyemeyecekler. Tökezlediğimiz an son hamleyi yapıp işi bitirecekler.” (02.06.2015 http://www.osmanarslan.org/gundemi-yazmak/)

“Arap Baharı’nı hatırlayalım. Hepsi de lidersizdi. Hepsi de meçhul bir elden çıkan ve bir anda yayılan sosyal medya fenomenleri tarafından yönetiliyordu. Diktatör ve hırsız deşifresi ile başlıyor ve korku salan bir ‘gizli güç’ oluşuyordu.

Gençler başta olmak üzere halk sokaklara iniyordu. Fakat hiç birisi bu eylemleri kimin yönettiğini bilmeden Devlet Başkanlarını devirdi. Bu olayların ülkemizdeki lidersiz eylemlere benzerliği tesadüf olabilir mi? Kanaatimizi ifade etmemiz gerekirse; Şeyh Şamil gibi düşünmekten yanayız: Düşmanımız neyi istiyorsa tersini yapalım yeter.

ABD’nin ne tarafa oynadığı çok açık değil mi?!”(17.02.2015 http://www.osmanarslan.org/karanliktan-gelen-ses/)

“Ergenekon tasfiye edilirken Derin Devletin “milli güçlerin eline geçtiği” iddiasını sadece gerçekleri perdelemek ve bizleri avutmak için söylenen bir aldatmaca olduğunu yazıyorduk. Sanırız ki zaman bizi doğruladı. Şimdi de Ergenekon’daki bu hareketlenmeye dikkat çekiyoruz: Belki eski güçlerine ulaşamazlar. Fakat yanlış elde de olsa tek elde toplanan güç, bölünmüş güçlerin ahenksizliğinden iyidir.

Bu duruma acil tedbir alınmazsa Türkiye’yi devlet içi güçler çatışmasının getireceği kötü noktadan endişe ediyoruz: El-ayak-göz koordinasyonu bozulmuş bir ‘engelli devlet’ haline doğru ülkeyi ilerleten bir hastalık baş göstermiş durumdadır.” (31.07.2014 http://www.osmanarslan.org/engelli-devlet/)

“Dışarıda bir yerler nasıl da adım adım planlarına kendi elimizle hizmet etmemizi sağlıyor! Adamların ajana, düşmanlık yapmaya, asker bulmaya ihtiyacı yok. Nasıl da zamanlamasını ayarlayarak hamleler yapıyor ve şartları ‘olgunlaştırıyor!’” (14.3.2014 http://www.osmanarslan.org/gizli-el-acik-savas/ )

 “II. Abdulhamit nasıl devrilmişti? Ülkedeki bir silahlı güç ağırlıklı olarak Abdülhamit düşmanlarının kontrolüne geçmişti.  30 senedir çalışan bir dergâhın yetiştirdiği zeki gençlerden oluşmuş neslin öncülüğünde, İstihbarat imkânı, aydın desteği ve medya gücünü arkasına almış dışarıdan beslenen bir silahlı gücün hareketi ile devrildi.

Başında ‘önemli’ bir şöhretli isim vardı. Çoğu örgüt suçundan tutuklanmış subaylar da yine sahnedeydi.

Çanakkale ondan sonra geldi.

Ve daha sonraları II. Abdülhamit’i devirenlerden yaşayanların hemen hepsi, tarumar olmuş vatana baktıkça bin pişman oldu.

Bilmem başka söze hacet var mı?

Allah bu millete bir Çanakkale Savaşı daha yaşatmasın.” (13.4.2014 http://www.osmanarslan.org/canakkale-savasi-kapimizda-mi/ )

Henüz bitmedi… 18.7.2016

Posted by
Categories: Genel, Haberler, Makaleler

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumlayan siz olun!
Yorum Yap