FETÖ İLE MÜCADELENİN NERESİNDEYİZ?

Pazar, Temmuz 14th, 2019 @ 9:37PM

FETÖ İLE MÜCADELENİN NERESİNDEYİZ?

Osman ARSLAN

Demokrasimiz bundan üç yıl önce küllerinden doğdu. Tarih sahnesine bizzat millet indi. Devletin de vatanın da sahibi olduğunu gösterdi. Elli yıldır gergef gergef örülen bir ihanet şebekesinin düşman unsurlarla birlikte yürüttüğü son darbe püskürtüldü.

O kurtuluş gecesi abdestini alıp sokağa inen, tankların karşısına çıkmanın ötesinde darbeye karşı tarihe geçen ilk bildiriyi daha erken saatte Türk ve Dünya basınına geçerek önemli bir görevi ifa eden birisi olarak (http://www.osmanarslan.org/o-gece-2/) bugün bir soruyu sormaya herkes gibi kendimde hak buluyorum: Başardık mı? FETÖ’yü çökerttik mi?15 Temmuz kıyamına layık bir ciddiyetle mücadele sürüyor mu?

HAYIR BİTMEDİ

15 Temmuz hain darbe girişiminden 3 gün sonra, 18 Temmuz 2016’da “Hayır Bitmedi” diye yazmışız.( http://www.osmanarslan.org/hayir-bitmedi/) Çünkü, FETÖ bu darbeden önce beş darbe girişiminde daha bulunmuştu ve bütün bu girişimleri bir emperyal “Devletler Oyunu”nun parçasıydı, yeni dünya düzeni planlarına hizmet amacını güdüyordu.(http://www.osmanarslan.org/15-temmuz-devletler-oyunu/) Bu emperyalist emelleri durdurmadan FETÖ’yü durdurmak mümkün olmayacaktı çünkü.

Yine darbeden bir ay sonra 15 Temmuz darbesini analiz ederken bu darbe girişimini atlatmamızda İngiliz-Rus desteğinin Türkiye’yi ABD-AB darbesi karşısında avantaj sağladığını yazmıştık. (http://www.osmanarslan.org/15-temmuz-bes-devlet-uc-oyun-bir-darbe-bir-kiyam/) Ardından net şekilde bir başka tespitimizi ifade etmiştik: FETÖ’cülerin listesini paylaşan İngiltere bir ortak yapım olan FETÖ’nün “ABD ve Alman kanatlarını ifşa ederek elimizle kırdırırken İngiltere ve İsrail kanatlarının isimlerini vermemiş, onlara dokunulmaması için kol kanat germiştir. FETÖ’nün İngiliz kanadı operasyon yemiyor.” Nihayet ardından diyorduk ki “Türkiye’nin büyük hesaplaşması İngiltere ile olacaktır. Tıpkı yüz yıl önce olduğu gibi. İçimizdeki ajanları bize karşı iktidara getirip ülkeyi yöneterek Ankara hükümetini gayrı meşru ilan ettirecek kadar zamanında hükmettiği gibi.

İNGİLİZ KANADI İŞ BAŞINDA

İngiltere’nin, 15 Temmuz sonrası koruduğu kendi adamlarını Rusya ile işbirliği halinde işbaşına getirerek milli unsurları baskılayacağını ve emperyalist emeline ulaşmayı yine deneyeceğini söylemiştik. Hatta bunu belirtmenin ötesine geçmiş, mevcut kötü gidişi lehimize çevirmek için bir İngiltere analizimiz ve önerilerimiz olmuştu.( http://www.osmanarslan.org/turkiyenin-buyuk-gunu/)

Açıktır ki o vakitler yaptığımız bu yorum “FETÖ’nün AK Parti ve devlet içindeki İngiliz bağlısı kanadı muhafaza edilecek, korunacak ve Erdoğan’ın zayıflaması beklendikten sonra kollanan fırsat bulununca ileri sürülecekler” demekti. Hatta CHP’deki değişimi analiz ederek ‘ulusalcı’ olmaktan çıkışını, dış kontrole açılarak Türkiye için bir güvenlik tehdidi haline gelebileceğini ifade etmiştik. (http://www.osmanarslan.org/15-temmuz-gelirken-kaybedilen-bir-millilik-hikayesichp/) Bu öngörülerimiz bu günlerde birebir hayat buluyor. Türk siyasetinde son dönem olup bitenleri izlediğimizde, geçen zaman zarfında İngiliz siyasetinin emeline ulaşmak bakımından ciddi mesafe aldığını söylemek hiç de abartı değildir.

Bu açıklamalar üzerine 15 Temmuz’un üçüncü yılında yeniden vurguluyoruz: Hayır bitmedi. Vazgeçmediler. Türkiye’yi daha derine kaçan İngiltere kontrolündeki FETÖ unsurları kontrol etmeye başladılar. Bu çaba, siyasetin blokajını kaldırdıkları gün hedefine tam olarak ulaşmış olacaktır. Bunun sorumluluğu ile davranılmadığı sürece 15 Temmuz şehitlerinin emaneti korunamamış olacaktır.

ADLİ SÜREÇLERE GÜVEN YOK

Bu temel vurgudan sonra, adli süreçlerin adil gitmediğine dair genel yargının düzeltilmesinin mümkün olmadığını belirtmeliyiz. Üç yıl sonra halen güçlülere dokunulamadığı, garibanların cezalandırıldığı kamuoyu vicdanında bir hüküm olarak durmaktadır. FETÖ hain terör örgütüne karşı adaletin kılıcının keskin olduğunu herkes için göstermek gerekmektedir.

ÖRGÜT ÇÖKERTİLMİYOR

Üçüncü yılda terör örgütünün yapısal olarak çökertilip çökertilmediğine de bakmak gereklidir. Bir terör örgütü, ideolojik olarak yetiştirilen insanlarla alttan beslenmesi engellenir, lider kadrosu da çökertilirse dağılır ve biter. (http://www.osmanarslan.org/tarihe-yeniden-cikisimizin-birinci-yilinda/)

FETÖ’nün lider kadrosuna ulaşılamamıştır. Örgütün önemli isimleri yabancı korumalar altında her gün açıklamalar yapmaktadırlar. Örgütün küresel yapısı ayakta durmakta ve çalışmaktadır. Haydi buna gücümüz yetmedi, 30 bin kadar tutuklu FETÖ mensubu koğuşlarda birbirlerinin motivasyonunu besleyen çalışmalar yapmaya devam etmektedir. Onlara niçin engel olunmuyor? 500 bin soruşturma gören insan duygusal olarak devletten kopartılmıştır. Buna niçin sebep olunuyor? Bunu herkes bilir ki mensuplarını bir süreliğine hapiste tutmayla hiçbir ideolojik örgüt çökertilemez.

YENİDEN YAPILANMA ÇABALARI

Sivil alanların tamamında örgütün yeniden yapılanma çalışmaları sürmektedir. Bu gidişi takdir etmediğimizi belirtmek zorundayız. Yarın FETÖ iş başına gelse ona yalakalık yapmaya hazır insanlarla doludur makamlar. Oysa 15 Temmuz günü bedel ödemeyi göze alanlar ehliyetleri gözetilerek görevlere getirilseydi bile bugün başka bir Türkiye kurulmuş olurdu. Milletin bu muhteşem desteği varken bu örgüt çökertilmezse ne zaman çökertilecektir?

ZİHNİYETİ DESTEKLENİYOR

Öte yandan bu örgütün ezoterik, senkertist ve mesiyanik kimliğinin nasıl kesin inançlı, liderine düşünmeden kurban olan körler yetiştirdiği üzerinde durulmuş (http://www.osmanarslan.org/15-temmuz-dersleri/) ve bu nitelikte cemaatlerin üzerine gidilmesi genel olarak kabul görmüştü. Bu süre zarfında maalesef böyle bir gelişme olmadı. Medyada ve eğitim kurumlarında FETÖ ideolojisi anlatılmadı ve FETÖ’cü zihniyeti çökertecek bir müfredat oluşturulmadı. Üstelik Diyanet İşleri Başkanlığı onların ekmeğine yağ sürercesine bir ‘mehdici’ ve ezoterik zihniyete teslim edildi. Bu konulara ilişkin Diyanet yetkililerinin açıklamaları ile FETÖ elebaşının görüşleri arasında bir fark olmadığı görülüyor. Engellemeyi bir kenara bırakalım, yeni FETÖ’ler yetişsin diye başka ne yapılabilirdi? Kim beceriyor böyle gelişmeleri? Anlamak mümkün değildir.

LAYIK OLMAZSAK GİDER

O gece Bast-ı zaman(genişletilmiş zaman) yaşandı. Bir gecede asırlık olaylar yaşandı, olağanüstü kazanımlar elde edildi. Aynı ruh sadece Anadolu kıtasında değil aynı anda bütün bir İslam coğrafyasında dirildi. (tayy-ı mekan yaşandı) O gece bedduaları kendisine döndü FETÖ elebaşının. Bu, istidrac’tı.(münafıkların emelleri gerçekleşecekmiş gibi gelişip tam tersinin tecelli etmesi ile başına çalınmasıydı) O gece, salalar eşliğinde ‘Allah yolunda vatan uğrunda’ korkusuzca ve topluca direnişe kalktı halk. Bu, İslami duygularla yapılan bir ayaklanma olduğu için adı, Kıyam’dır;15 Temmuz milli kıyamı! Ve Allah, milletimizin halis niyetine yardımını gönderdi, işini kolaylaştırdı ki buna da has kullarına verdiği yardım demek olan Meunet hali denir.

Allah’ın yardımının bu kadar açık şekilde üzerimizde olduğunu 15 Temmuz’da canlı olarak müşahade etmişken, buna layık olma çabası yerine hangi dünyevi hırslara kapıldık ki etrafımızı bereketsizlik sardı, diye sormak gerekmez mi? Bu desteği hak eden temizliği ve duruşu kaybettiğimiz gün asıl büyük mağlubiyetimizin geldiği vakittir.

GÜVENLİK GÜÇLERİ DIŞINDA…

Üçüncü yılda, üzüntüyle belirtmeliyiz ki Sayın Cumhurbaşkanı’nın karar verdiği ve ısrar ettiği mücadelenin kurumsallaştırılamadığı, güvenlik boyutu dışında bir gelişme yaşanmadığı, FETÖ’nün çökertilmesi için gerekli ayakların kurulamadığı görülmektedir.  Güvenlik güçlerinin özverili çalışmaları sayesinde yürütüldüğü düşünülen bir mücadele vardır. Bunun dışında daha yolun başında olduğumuz açıktır. Hatta bir el engel mi oluyor, sorusunu soracak kadar gecikmiş durumdayız.

 

 

Please follow and like us:

Posted by
Categories: Genel, Haberler, Makaleler

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumlayan siz olun!
Yorum Yap