Arslan Seçim Sürecini Genç Kalemlere Değerlendirdi: Hedef Seçim Sonuçları Değil Türkiye’de Kaos

Pazar, Kasım 17th, 2013 @ 4:01PM

ARSLAN: HEDEF SANDALYE SAVAŞI DEĞİL

İÇ SAVAŞ ZEMİNİ HAZIRLAMAK

Genç Kalemler Derneği’nin davetlisi olarak konuşan Arslan üniversiteli bir gruba konferans verdi. 21.05.2011 tarihinde gerçekleşen konferansında Arslan kampanya dönemini değerlendirdi. Konuşmasında sosyal psikoloji, halkla ilişkiler, iletişim, reklam ve siyaset bilimi açılarından yaşanan süreci değerlendiren Arslan Türkiye’nin yaşadığı gerilimlerin hedefinin seçimler olmadığı fikrini ileri sürdü. 2003 yılından bu yana Türkiye’nin 2011den itibaren iç savaş ortamına çekileceğini sürekli vurguladığını belirten Arslan değerlendirmelerini şöyle sürdürdü:

“En iyi süreç yönetimini kim yaparsa o kazanır. Seçim sürecinde her zaman provakasyonlar, komplolar, ithamlar ve tuzaklar olur. Bu sefer kantarın topuzu kaçmıştır, doğru. MHP’ye karşı siyaset dışından geldiği anlaşılan yeraltı siber saldırısı, etik olmadığı gibi amaçsız da değildir.

Amacı ne olabilir?

Amaç siyaseti temizlemek mi?

Doğrusu bir yanlışı temizlerken herkese ifşa ederek vicdanların almayacağı daha büyük bir başka yanlış yapılıyor. Adeta bir camia töhmet altına girerken, akla bir soru geliyor: Diğer partiler zemzemle yunmuş mudur ki MHP kevgire dönmüştür? Demek ki amaç siyaseti temizlemek değildir.

Peki amaç MHP’yi temizlemek midir?

Bir iç hesaplaşma mıdır yani? Amaç bu olsa ifşa etmeden Genel Başkana gönderir, gösterir, ‘pislik’leri temizlersiniz… Bu da değildir öyleyse amaç.

Amaç nedir?

Amaç şudur: MHP’yi barajın altına çekmek.

Bu da AK Parti’nin seçimleri kazanması için mi destek planıdır?

Bize göre hayır, hiç de öyle değil.

AK Parti seçimleri zaten kazanacaktı. MHP de hiç bir varlık gösteremiyordu. Oturacağı band yüzde 15’i zaten geçemezdi.

Öyleyse amaç nedir?

Amaç MHP’yi bir sokak gücü haline getirmektir.

Özerklik isteyen BDP, Özerklik isteyen(!) değişmiş CHP ve özerkliğe sıcak duran AK Parti’den oluşan meclisten nasıl bir Anayasal düzenleme çıkacağı açıktır.

Özerkliği bölünmek olarak algılayacak olan MHP mecliste olmayacak, bir sokak gücü haline gelecek olursa, kendini haklı hissettiği ‘vatan savunmasında’ karşısına dikilecek olan KCK örgütleri ile üniversitelerde ve sokaklarda büyükşehirleri ve sahilleri kana bulamaları işten bile değildir. MHP sokağa uzak bir parti değil.

Dağlarda ve şehirlerde tırmanacak gerginlikler ülkenin her yanında ateş yanıyor izlenimi verecektir. Bu duygu, güvensizlik doğuracak ve çatışma ortamını tahrik edecektir.

Hedef seçimler değildir. Bu bir şaşırtmacadır. Seçimlerden sonra geçer duygusuyla ‘beklenti zemininde’ rahat hareket eden güçlerin içimizde oynadığı oyunun bir parçasıdır.

Bölgemiz karışmışken bunun bize yansıma ihtimali de değerlendirilmektedir.

Haliyle bu kasetleri piyasa süren eller her kimse, etkileri bu amaçla kullanılmaktadır.

Umarız kasetler siyasete sorumluluk getirmeye yarar, ama şer güçlerin emellerine ulaşmalarına da vesile olmaz.

2003’ten bu yana onlarca makale ve yüzlerce konferansta aynı şeyi tekrar ettim. Yazılarıma başlık olarak attım, röportajlarımda söyledim: 2011 Türkiye’de İç Savaş çıkartılmak istenecek, bu süreç 2015e kadar sürecek!

2015’te eğer başarılı olunmuşsa İç Savaşı durdurmak üzere BM Barış Gücü Türkiye’ye girecek. Yani ABD. Pek çok örnekte yaşandığı gibi.

İşte bu nedenle 2011-2015 arası hayatidir. Türkiye bu dönemi sağ salim, ustalıkla ve sağduyuyla atlatabilmelidir. Tüm hazırlığımız ve çabamız bunun içindir, bunun için olmalıdır.  

Konumuza dönersek; bu tür veya başka olaylar olduğunda marifet süreci lehine yürütmektir. Bunu MHP yapamıyor. CHP hiç süreci kullanmayı düşünemiyor. Sadece AK Parti bu işi başarıyor. Kasetleri AK Parti lehine çevirebiliyor. Diyor ki; bunlara devlet emanet edilir mi? Diyor ki; etrafına dikkat et. Diyor ki; seni dizayn etmek istiyorlar dikkat et. MHP ise insanların gözlerine bakamayacak mahçupluklara düşüyor. O kadar.

Afişlere ve reklam kampanyalarına bakınız: MHP bir ilk öğretim öğrencisine çizdirmiş gibi basit reklam afişleri ve sloganlarla meydanda.

CHP klasik sol-sosyalist ezilen edebiyatına yaslanıyor: rahat bir nefes alacaksınız, diyor. Eğer kendisini baskı altında gören varsa çok sayıda bu reklam etkili olacaktır; yoksa geri tepecektir.

AK Parti ise 2023 ortak hedefini koymakla rakiplerini baştan aştı. Hayaldi gerçek oldu demekle yaptıklarının yapacaklarının garantisi olacağını vurgulamış oldu. güven verdi. Afişlerde ufka bakan lider, altta kalarak mütevazı izlenimini pekiştiriyor. Bulutlar da ayrı bir efsanevilik ve ‘gelecek var’ izlenimi veriyor. Bunun adı başarıdır.

Her ne kadar kampanya konusunda CHP kendini aşmışsa da bu seçimlerde, AK Parti kampanyasının başarısını tartışılmaz görüyorum. Rakiplerinin kampanyaları ile karşılaştırdığımızda zaten hak ediyor da. CHP yükselecek, MHP inecektir.

Fakat seçimler değil Türkiye’nin geleceği önemlidir.

Türkiye’nin geleceği için düşünmeye devam edeceğiz.

Posted by
Categories: Seminer & Konferans

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumlayan siz olun!
Yorum Yap